Allahüınme dahiyel medhuvvati ve bariel mesmukati ve cebba­rel kulubi ala fitretiha şahiyyiha ve saidi hec'al şeraife salavatike ve nevamiye berekatike ve re'fete tahamünike ala Muhammedin abdi-ke ve resulikel fatihi limauğlika vel hatimi lima sebeka vel mu'linil hakka bilhakkı veddamiği liceyşatil ebatili.

Kema hummile fadtalaa biemrike bitaatike müstevfizen fi merdatike vaiyen li vahyike hafı­zan li ahdike maziyeten ala nefazi emrike hatta evra kabesen li kabisin elullahi tasilü biehlihi esbabehü bihi hüdiyetil kulibü ba'de havza-til fiteni vel ismi ve ebhecu mudihatil alami ve nairatil ahkami ve müniratil İslami fehüve eininükel memunü ve hazinü ilmikel mahzu­ni ve sehidüke yevmedini ve baisüke ni'meten ve resulüke bil hakkı rahmeten. Allahümmefsah lehü fi adnike ve eczihi muazaafatil hayrimin fazlike mühennecatin lehü gayre mükedderatin min fevzi sevabi-kel mahlüli cezili ataikel ma'luli. Allahümme a'li ala binain nasi bi-naehü ve ekrim mesvahü ledeyke ve nüzülehü ve etmim lehü Nurehü ve eczihi minibti'asike lehü makbüileş şehadeti ve merdiyyel mekaleti za mantıkın adlin ve huttetin faslin ve bürhanin azimin.

Bu salavat-ı şerife Şifa-yı Şerif adındaki kitaptan alınan ve nakedilen on salavat-ı şerifenin dokuzuncusudur. Muharricin imamla­rından Taberani Mucem-i Evsat'ında ve ibn-i Ebu Şeybe Musan­nif'inde ve Said bin Mansur (Allah hepsine rahmet eylesin), Selame-tül Kindi (R.anh) dan tahric ve rivayet etmişlerdir. Onlar da şöyle dediler:

«-Ali (Allah yüzünü kerim eylesin) bize: «Resül-i Ekrem ve Nebiyyi Muhterem (S.A.V.) Hazretleri kendi üzerine bu keyfiyet üzere salat getirmeyi öğretti! Dedi.»

Açıklama: Allahümme Yani:

- Ey yerleri ve gökleri yoktan, örneği olmadan vücuda getiren, içlerinde olan bu kadar acaip mükevvenatı ve yaratılan garibeleri, kendisinin kudretinin kemaline, varlığına ve birliğine şahit olan Allah'ım.

Da.biyel medhuvvati ve bariel. mesmukati. Yani:

- Ey döşenen yeri, dağları ve dereleri döşeyici Rabbim. Ve, ey yüce gökleri ve
Kürsiyi, Arş'ı hiç bir maddesiz yoktan yaratan Allah'ım.

Ve cebbarel kulubi Yani:

- Ey kalbleri dilediği nesnelerle kahredici ve hükmünü geçirici Allah'ım. (Buradaki kalb'den murad, insandır. Yahut kalbin kendisidir. Çünkü kalb, insanda bütün uzuvların padişahı, · bakanıdır. öte, uzuvlar ona uyan, tabi olan uzuvlardır. Kalb, iyiliğe salaha dönünce bütün ·uzuvlar iyiliğe döner. Kalb, fesada dönerse bütün uzuvlar da: fesada yönelir.)

Ala fıtretiha. Şakıyyaiha ve saidiha. Yani:

- Ey yarattığı halkını kahredici, hükmünü geçirici, kalblerin şakilerini, yani kafirlerini ve yine kalblerin saadete erenlerini, yani· mü'minlerinin kalbleri dilediği üzere kahredip, sebredip dilediklerine iman hidayet edip dilediğine zillet, düşkünlük, kimsesizlik veren Allah'ım!

Netekim Resulullah (S.A.V.) inci saçan kelamlarında:
-Essaidü men saide fi batni ümmihi veşşakıyyü fi batni ümmihi

Yani: «Saadete eren kimse henüz anasının karnında iken şalµ oldu,» diye buyurmuşlardır. Fakat bu hadis-i şerif ilmullaha (Allah'ın bilgisine) göredir. Öyle olunca cebir lazım gelmez.

Ec'al şeraife salavatike ve nevamiye berekatike. Yani:

- Ey Allah'ım! Sen, türlü türlü rahmetlerinin ve türlü türlü yüce atıfetinin her şeyden, en üstünlerini ve kadri yüce olanlarını, türlü nimetlerinin ve ihsanlarının her anda, her demde artan fazlalaşan, üreye, ziyadeleşen ve bereketleşenlerini Muhammed (S.A.V.) e ihsan eyle.

Ve re'fete tehannünike ala Muhammedin. Yani:

Allah'ım! sen, hiç durmak bilmeyen, muttasıl devam eden rahmetlerinin çoğunu Muhammed (S.A.V.) Hazretlerine nazil eyle. O Muhammed (S.A.V.) ki bütün yüce sıfatlarla sıfatlanmış ve gök­ten inen bütün kitapların içinde ve bütün enbiya ve mürselin (sala-vatullahi ala nebiyyina ve aleyhim ecmain)'in dillerinde dünyaya teşrif etmeden önce çok medih ve sena edilmiştir. Dünyaya şeref verdikten sonra da Kıyamet gününe kadar bütün doğru sözlü, ibadet edici kimselerin ve salih kulların ve cümle melaikenin dillerinde dai-ma hamdü sena olunan zat-ı şeriftir.

Abdike· ve resulikel fatihi lima uğlıka. Yani:

- Öyle Muhammed ki Sen'in kulundur. Yani ruhlar aleminde olsun, varlık aleminde olsun, ibadette daimdir. Hüda hizmetinde de­vamlıdır. Kalben, vücuden Hüda'nın zikrinden bir -an bile bir dem­cik bile ayrılmayan kulluğa layık kulundur.

Allah c.c.

Allah c c 1

H.z. Muhammed S.A.S

H Z Muhammed

Anket

anket 1

Online

3 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi